Öğrenci Ve Profesör

Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.

Profesör kaşlarını çatarak: ” Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz ! ”

Öğrenci: ” O zaman ben uçtum.”

Profesör cevaba çok sinirlenmiş, sınavda öğrenciye takmış ve sınavı başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış.

Yalnız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış.

Profesör öğrenciye: “ Sana son bir soru soracağım “ demiş;

Okumaya devam et

Leonardo Da Vinci’nin Notları

Leonardo Da Vinci her zaman ve her zaman ilgimi çekmiştir. E onunla ilgili ilginç bilgileri burada paylaşmamak olmaz tabi.

Leonardo Da Vinci solaktı. Sağdan sola doğru yazmaya alışmıştı. Bu yüzden de notları yalnızca bir ayna yardımı ile okunabiliyordu.

Kaynak:  Geo Dergisi  2010 Şubat sayısı Eki Geo Lino Dergisi Sayfa:34

El yazmalarını sol eliyle ve sağdan sola yazması, disleksi olduğunun en önemli göstergelerinden biri. Solak ve aynı zamanda disleksi olan çocuklar, çoğu kez ne yaptıklarının farkına bile varmadan, sağdan sola doğru akan bir formda yazabiliyorlar.

Leonardo Da Vinci’nin defterleri 500 yıl sonra bile hala modern insanın zekasını sınayan büyük keşifler ve gizemlerle dolu

Kaynak : Popular Science Dergisi 2013 Ocak Sayısı Sayfa 56, 57

DİSLEKSİ NEDİR ?

Disleksi dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğudur.

İlkokula başlayan disleksili çocuklarda eğitim alabilecek zihinsel gelişim henüz tamamlanmadığı için okuyamazlar, yazamazlar ve matematiksel işlemleri kavramada zorluk çekerler. Ancak bu onların Okumaya devam et

Donunca Hacmi Artan Tek Bileşik Madde

Suyun yoğunluğu 0,9998 gr/cm3 iken,donmuş suyun yani buzun yoğunluğu 0,919 gr/cm3’tür. Diğer sıvılardan farklı olarak suyun donması sırasında birim hacimdeki yoğunluğu azalır ve hacmi de %8-9 oranında artar. Bunun nedeni, normalde oksijen atomuna bağlı 2 hidrojen atomu arasındaki 104,5 º’lik açının donma sırasında altıgen şekilli buz kristallerini oluşturmak üzere artarak 108 º’ye ulaşması. Bu özelliği gösteren tek madde sudur.

Konu İle İlgili Bilim Teknik Dergisi Merak Ettikleriniz Köşesine Gelen Bir Soru ve Cevabı:

Merhaba. Son sayının su ile ilgili ekinde “donarken hacmi artan tek madde sudur” ifadesi kullanılmış. Bunun yanlış olduğunu ve antimon ile bizmut elementlerinin de bu özelliği gösterdiğini okumuştum. Yanlış bilgi mi? (Abdullah Topak)

Donarken hacmi artan bazı elementler bulunuyor. Sözünü ettiğiniz gibi bizmut ve antimonun yanı sıra, galyum ve germanyum gibi başka elementlerde de bu durum gözleniyor. Bu elementlerin alaşımlarının bir kısmında da, donma sırasında yok sayılabilecek kadar az miktarda bir genleşme gözlenebiliyor. Ancak, bu özelliği gerçek anlamda gösteren tek doğal “bileşik” su.

Deniz Candaş

SUYUN EN YOĞUN OLDUĞU SICAKLIK NEDİR?

Yoğunluk bir materyalin belirli bir uzay hacminde sahip olduğu maksimun kütle olarak özetlenebilir. Bir maddeyi ısıttığımızda atomları birbirinden uzaklaşmaya, bu nedenle hacmi genişlemeye ve dolayısıyla yoğunluğu da azalmaya başlar. Bildiğiniz gibi buz suda yüzer bu da onun katı haldeyken yoğunluğunun azaldığını gösterir peki öyleyse su ne zaman en yoğun halini alıyor cevap oldukça net:4 santigrat derece ısıda bu su moleküllerinin birbirlerinden en yakın durdukları sıcaklık.

Popular Ağustos 2013

Güneş Sistemindeki En Sıcak Gezegen

Fotoğraf http://www3.wooster.edu/physics/miller/solarsys/ internet sitesinden alınmıştır.Venüs gezegeni Merkür gezegeninden Güneş’e daha uzak olduğu halde daha sıcaktır. (Ortalama;Merkür=179°C ,Venüs=423°C ,Dünya=8°C )

Bunun nedeni Venüs’teki sera etkisidir.

Sera Etkisi Nedir?

Dünya, üzerine düşen güneş ışınlarından çok, dünyadan yansıyan güneş ışınlarıyla ısınır. Bu yansıyan ışınlar başta karbondioksit, metan ve su buharı olmak üzere atmosferde bulunan gazlar tarafından tutulur, böylece dünya ısınır. Işınların bu gazlar tarafından tutulmasına sera etkisi denir. Atmosferde bu gazların miktarının artması Yerküre’de ısınmayı artırır.

Küresel ısınmayı engellemek için önerilen çılgın projelere http://www.karadenizli.biz/yaren/dunya-nasil-kurtulur/ bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Soruya Başka Bir Cevap:

Sistemimizdeki en sıcak gezegen Venüs’dür.Bunun başlıca sebebi Venüs’ün çoğunlukla karbondioksitten oluşmuş olan ince atmosferidir. Bir zamanlar volkanik aktiviteleri çok yoğun olan bu gezegen kontrolden çıkmış bir sera etkisine maruz kaldı. Bunun sonucunda güneş enerjisini sülfürdioksit ile sülfürik asitten oluşan iki farklı bulut katmanının içinde hapsetmiş oldu.

Popular Science Ağustos 2013

Dünya Duracak Mı, Hızlanacak Mı?

Fotoğraf http://tamutimes.tamu.edu internet sitesinden alınmıştır.

Güneş tutulması sırasında suların kabarması en fazladır. Kabarma sürtünmeyi arttırdığı için Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönüşü yavaşlar. Böylece her yüzyılda günler 0,001 saniye kadar uzar.(100.000 yılda 1 saniye) Düz mantık yürütürsek Dünya’nın 24x60x60x100.000=8.640.000.000 yıl sonra durması lazım. Ancak bir yandan da depremler Dünya’nın dönüşünü hızlandırmaktadır. Çünkü depremlerle beraber gezegenimizin kütlesi merkeze yaklaştığı için sürtünme azalır ve dönüş hızlanır. Örneğin Sumatra depremi Dünya’nın dönüşünü hızlandırarak, günlerin 3 milisaniye kısalmasına ve Kuzey Kutbu’nun birkaç santimetre yer değiştirmesine neden olmuştur.

Kaynak: Bilim Teknik Dergisi Sayı:450, Phaidon Bilim ve Teknoloji Ansiklopedisi

Sumatra Depremi:   26/12/2004
9.1 şiddetindeki deprem 1900′den beri görülen dünyanın üçüncü büyük depreminde 227.898 kişi öldü veya kayboldu.

Soruya Başka Bir Cevap: 

Dünyanın kütlesi figür ekseni denilen hayali bir çizgide dengede duruyor Ama dünya kendi ekseni etrafında dönmeye devam ediyor. Bu iki eksen arasındaki fark nedeniyle bir titreme yalpalama hareketi oluşmakta. 2011′de yaşanan deprem nedeniyle Japonya yakınlarındaki okyanus yatakları dikey olarak 16 metre yatay olarak 50 metre hareket etti. Okyanus yataklarının değişimi dünyanın figür ekseninde 17 santimetrelik bir değişim oluşturdu. Nasa’nın açıklamasına göre artık her gün 1,8 mikrosaniye daha kısa ama bizim bu farkı algılamamız mümkün değil. Sonuçta kütle değişimleri dünyanın dönme hızını etkiliyor günün uzunluğunda miisaniyeler kadar varyasyonlara neden oluyor.

Kaynak: Popular Science 2013

Kırmızı Renk Boğaları Kızdırmaz

Boğalar renk körüdür ve kırmızıyı diğer renklerden ayıramazlar. Boğa güreşlerinde onları sinirlendiren şey; matadorun elindeki şapka, sopa ve pelerini sürekli sallamasıdır. Ayrıca etraflarındaki seyircilerin gürültülü tezahüratları, arenada yaşanan hareketlilik ve kendilerine karşı yapılan saldırgan tavırlar da onları sinirlendirir. Matadorların kırmızı başlık ve pelerin kullanıyor olmalarının nedeni seyirciye hoş bir görüntü verebilmesidir.

Boğaların aksine kırmızı renk insanları etkiler. Kırmızı renk insanlarda heyecan yaratır ve kalp atışını hızlandırarak kan basıncını yükseltir. Kırmızıya karşı verilen fizyolojik tepkinin nedeni tam olarak bilinemiyor. Fakat kan rengiyle aynı olmasından dolayıi zihinsel olarak böyle bir heyecanın tetiklendiği düşünülüyor.

Kaynak : Popular Science Dergisi 2013 Ocak Sayısı, Sayfa 89

Anlatılmaz Yaşanır

napoleon

Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkânına girmiş. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkal da Napolyon’u müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen düşmanları da ’Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı.’ diye savuşturmuş. Nihayet biraz sonra Napolyon’un muhafızları yetişmişler. Bakkal ömründe bir daha karşılaşamayacağı Napolyon’a sormuş:

‘Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?’

Napolyon birden öfkelenmis.

‘Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?’ diye bağırmış. Hemen askerlerine, adamcağızı kurşuna dizmelerini emretmiş. Askerler bakkalın gözünü bağlayıp, karşısına dizilmişler. Mermiler namlulara sürülmüş, artık ‘ateş’ emri verilecek… Adamcağız içinden:

‘Ah, ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin’ diye düşünürken arkadan bir el uzanmış, gözündeki bağı açmış. Karşısında Napolyon, tek cümleyle cevaplamış:

‘İşte böyle bir duygu!’

‘Yaşayarak öğrenmek, bedeli en yüksek öğrenme biçimidir…’

 Napolyon Bonapart Kimdir?(15 Ağustos 1769-5 Mayıs 1821)

Fransa’ya bağlı Korsika Adası’nda doğmuş olan ünlü Fransız Devrimi’nin generali, Fransa Konsülü olarak Fransa Cumhuriyeti’nin ilk başkanı, sonrasında da  Napolyon I adını alarak Fransa İmparatoru ve İtalya Kralı olmuştur.

19 / 11234...10...Son »