Sadece Eleştirmek

Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış.

Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş ve onu ‘Renklerin Ustası’ anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da; kısaca Ranga Guru derlermiş.

Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak Ranga Guru’ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş.

Ranga Guru ise;

– Sen artık ressam sayılırsın Raciçi. Artık senin resmini halk değerlendirecek, diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Raciçi denileni yapmış ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor. Çok üzülmüş tabi. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki. Alıp resmi götürmüş Ranga Guru’ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş.
Sadece Eleştirmek yazısına devam et

Münchhausen Sendromu ve Palavracı Baron

manhussenBu yazımda Atlas Tarih dergisinde okuduğum ilginç bir kişilik hakkında sizlere özet bilgi vereceğim.

Palavracı Baron diye bilinen Münchhausen, yüzyıllar boyu olağanüstü maceralarıyla tanınmış bir Alman asilzadesidir. Anlattığı palavralar nedeniyle bir hastalığa Münchhausen Sendromu deniyor. Sendromu anlatmadan önce Münchhausen’in palavralarından birini anlatarak bu kadar da olmaz diyelim.
Münchhausen bir gün ava çıkar. Saatlerce avlanmaya çalıştıktan sonra bir geyik görür ve kurşununun bittiğini o anda anlar. Yanındaki kiraz ağacından bir kaç kiraz yiyerek çekirdeklerini kurşun olarak kullanır ve geyiği alnından vurur. Ancak geyik sendeleyerek kaçmayı başarır. Bir yıl sonra aynı ormanda aynı geyikle karşılaşır. Aynı geyik olduğunu geyiğin alnında çıkan 2 metrelik kiraz ağacından anlar. Bu kirazların hayatında yediği en güzel kiraz olduğunu söyler…

Münchhausen Sendromu:
Bu sendromdan muzdarip olanlar bir nevi palavracı olarak görünüyor. Kendileri için sürekli hastalıklar uyduruyor, doktorları kandıracak şekilde kendilerine zarar veriyor ve sürekli ameliyat masasına yatıyorlar. Kendilerine zarar vermeleri yaralama ya da zehirleme yoluyla oluyor. Bu şekilde yalnızlıktan kurtulup cevrenin dikkatini çekmeyi başarıyorlar. Doktorlardan, hastane görevlilerinden gördükleri ilgi onları mutlu ediyor. 80 yaşına kadar yaşayıp gerekli olmadığı halde 30 kere ameliyat masasına yatan, yüzlerce hastane dolaşan vakalar görülmüş. Fakat bu bir hastalık hastalığı değil, çünkü kişiler gayet sağlıklı olduğunun farkındalar. Sendromun daha vahim bir türünde anne ya da baba çocuğunun hasta olduğunu iddia ediyor. Çocukları için hastalık uydurup hatta zarar vererek onları hasta edip ayağa kalkamayacak, bakıma muhtaç duruma getiriyorlar. Ebeveynler etraflarına çocuklarına nasıl iyi baktıklarını, ancak çocuklarının bir türlü iyileşmediğini göstererek kendilerini tatmin ediyorlar.

Kaynak: Atlas Tarih Dergisi, Şubat Mart 2014 Sayısı S.132,144,137

Matematik Öğrenmeyi Kolaylaştıran Uygulamalar

wolfram

Bu yazımda, öğrencilere matematiği sevdiren ve öğrenmelerini kolaylaştıran interaktif uygulamaların olduğu internet sitelerini tanıtacağım.

http://www.wolframalpha.com/
Google arama motoru gibi bir çok matematiksel işleme cevap veren bir uygulama. Karşınıza çıkan metin kutusuna mesela 1/4+1/8 yazarak enter tuşuna bastığınızda işlemin cevabını ondalık sayı olarak, kesir olarak, sayı doğrusunda ve şekille gösteriyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

es-kuplerhttp://www.fi.uu.nl/toepassingen/02015/toepassing_wisweb.en.html
Eş Küplerle yapı oluşturmaya yarayan araç.
Matematik Öğrenmeyi Kolaylaştıran Uygulamalar yazısına devam et

PC NET Mart 2014 Sayısı Ayın Kişisel Sitesi

2012 yılında Temmuz sayısında Chip Dergisi tarafından Ayın Siteleri Editörün Seçimi ünvanını alan kişisel sitem, yine ülkemizin en çok okunan ve takip edilen Bilgisayar ve İnternet Dergilerinden  PC Net tarafından, 2014 Mart sayısında, Blog siteleri dalında ayın sitesi seçildi.

Öğretmenlerin yaptığı çalışmaları gören ve her fırsatta takdir eden PC Net editörlerine teşekkür ederim.

PC NET 2014 Mart sayısında yayınlanan yazı.

pcnet2

Öğrenci Ve Profesör

Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.

Profesör kaşlarını çatarak: ” Aptallar ve kuşlar aynı masada oturamaz ! ”

Öğrenci: ” O zaman ben uçtum.”

Profesör cevaba çok sinirlenmiş, sınavda öğrenciye takmış ve sınavı başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış.

Yalnız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış.

Profesör öğrenciye: “ Sana son bir soru soracağım “ demiş;

Öğrenci Ve Profesör yazısına devam et

Sayıların Anlattığı Gerçekler

* Samanyolu galaksisinde 10-20 milyar yıldız vardır.

*Evren 14,7 milyar yıl yaşındadır.

*Samanyolu 12 milyar yıl yaşındadır.

*Güneş 5 milyar yıl yaşındadır.

*Dünya 4,6 milyar yıl yaşındadır.

*Yaşam 3,8 milyar yıl önce Dünya’da başladı.

*Venüs kendi çevresinde bütün gezegenlerin tersi yönde döner.

*Neptün gezegeninin kutupları Güneş’e dönüktür.

*Güneş sisteminde atmosferi olan tek uydu Satürn’ün uydusu Titan’dır.

*Planarya adlı yassı solucan 279 parçaya bölündüğünde kendini yeniliyor.
Kaynak: Bilim Teknik Dergisi 454. sayı sayfa 44

*Andromeda saniyede 120 km(saatte 432.000 km) hızla bize geliyor.Çarpışma 3 milyar yıl sonra.

Gökadalar birleşirken yıldızların çarpışma olasılıkları çok düşüktür.

Güneş Samanyolu çevresini 200 milyon yılda dolanıyor.
Kaynak: Bilim Teknik Dergisi 2007  477. sayı sayfa 57, 58, 59

Dünyamıza her gün asteroitler ve kuyruklu yıldızlar aracılığıyla 100 ton partikül düşüyor.
Kaynak: NASA(Popular Science, Mayıs 2014, S. 68)

İnsanlar yaklaşık 1 Trilyon farklı kokuyu algılayabiliyor.
Kaynak: Popular Science, Mayıs 2014, S. 96

Leonardo Da Vinci’nin Notları

Leonardo Da Vinci her zaman ve her zaman ilgimi çekmiştir. E onunla ilgili ilginç bilgileri burada paylaşmamak olmaz tabi.

Leonardo Da Vinci solaktı. Sağdan sola doğru yazmaya alışmıştı. Bu yüzden de notları yalnızca bir ayna yardımı ile okunabiliyordu.

Kaynak:  Geo Dergisi  2010 Şubat sayısı Eki Geo Lino Dergisi Sayfa:34

El yazmalarını sol eliyle ve sağdan sola yazması, disleksi olduğunun en önemli göstergelerinden biri. Solak ve aynı zamanda disleksi olan çocuklar, çoğu kez ne yaptıklarının farkına bile varmadan, sağdan sola doğru akan bir formda yazabiliyorlar.

Leonardo Da Vinci’nin defterleri 500 yıl sonra bile hala modern insanın zekasını sınayan büyük keşifler ve gizemlerle dolu

Kaynak : Popular Science Dergisi 2013 Ocak Sayısı Sayfa 56, 57

DİSLEKSİ NEDİR ?

Disleksi dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğudur.

İlkokula başlayan disleksili çocuklarda eğitim alabilecek zihinsel gelişim henüz tamamlanmadığı için okuyamazlar, yazamazlar ve matematiksel işlemleri kavramada zorluk çekerler. Ancak bu onların Leonardo Da Vinci’nin Notları yazısına devam et

Donunca Hacmi Artan Tek Bileşik Madde

Suyun yoğunluğu 0,9998 gr/cm3 iken, donmuş suyun yani buzun yoğunluğu 0,919 gr/cm3’tür. Diğer sıvılardan farklı olarak suyun donması sırasında birim hacimdeki yoğunluğu azalır ve hacmi de %8-9 oranında artar. Bunun nedeni, normalde oksijen atomuna bağlı 2 hidrojen atomu arasındaki 104,5 º’lik açının donma sırasında altıgen şekilli buz kristallerini oluşturmak üzere artarak 108 º’ye ulaşması. Bu özelliği gösteren tek madde sudur.

Konu İle İlgili Bilim Teknik Dergisi Merak Ettikleriniz Köşesine Gelen Bir Soru ve Cevabı:

Merhaba. Son sayının su ile ilgili ekinde “donarken hacmi artan tek madde sudur.” ifadesi kullanılmış. Bunun yanlış olduğunu ve antimon ile bizmut elementlerinin de bu özelliği gösterdiğini okumuştum. Yanlış bilgi mi? (Abdullah Topak)

Donarken hacmi artan bazı elementler bulunuyor. Sözünü ettiğiniz gibi bizmut ve antimonun yanı sıra, galyum ve germanyum gibi başka elementlerde de bu durum gözleniyor. Bu elementlerin alaşımlarının bir kısmında da, donma sırasında yok sayılabilecek kadar az miktarda bir genleşme gözlenebiliyor. Ancak, bu özelliği gerçek anlamda gösteren tek doğal “bileşik” su.

Deniz Candaş

SUYUN EN YOĞUN OLDUĞU SICAKLIK NEDİR?

Yoğunluk bir materyalin belirli bir uzay hacminde sahip olduğu maksimun kütle olarak özetlenebilir. Bir maddeyi ısıttığımızda atomları birbirinden uzaklaşmaya, bu nedenle hacmi genişlemeye ve dolayısıyla yoğunluğu da azalmaya başlar. Bildiğiniz gibi buz suda yüzer bu da onun katı haldeyken yoğunluğunun azaldığını gösterir peki öyleyse su ne zaman en yoğun halini alıyor cevap oldukça net:4 santigrat derece ısıda bu su moleküllerinin birbirlerinden en yakın durdukları sıcaklık.

Popular Science Ağustos 2013

Güneş Sistemindeki En Sıcak Gezegen

Fotoğraf http://www3.wooster.edu/physics/miller/solarsys/ internet sitesinden alınmıştır.Çoğu kişi Güneşe en yakın gezegen olan Merkür gezegenini en sıcak gezegen zanneder. Oysa Venüs gezegeni Merkür gezegeninden Güneş’e daha uzak olduğu halde daha sıcaktır. (Ortalama;Merkür=179°C ,Venüs=423°C ,Dünya=8°C )

Bunun nedeni Venüs’teki sera etkisidir.

Sera Etkisi Nedir?

Dünya, üzerine düşen güneş ışınlarından çok, dünyadan yansıyan güneş ışınlarıyla ısınır. Bu yansıyan ışınlar başta karbondioksit, metan ve su buharı olmak üzere atmosferde bulunan gazlar tarafından tutulur, böylece dünya ısınır. Işınların bu gazlar tarafından tutulmasına sera etkisi denir. Atmosferde bu gazların miktarının artması Yerküre’de ısınmayı artırır.

Küresel ısınmayı engellemek için önerilen çılgın projelere http://www.karadenizli.biz/yaren/dunya-nasil-kurtulur/ bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Soruya Başka Bir Cevap:

Sistemimizdeki en sıcak gezegen Venüs’dür.Bunun başlıca sebebi Venüs’ün çoğunlukla karbondioksitten oluşmuş olan ince atmosferidir. Bir zamanlar volkanik aktiviteleri çok yoğun olan bu gezegen kontrolden çıkmış bir sera etkisine maruz kaldı. Bunun sonucunda güneş enerjisini sülfürdioksit ile sülfürik asitten oluşan iki farklı bulut katmanının içinde hapsetmiş oldu.

Popular Science Ağustos 2013

Dünya Duracak Mı, Hızlanacak Mı?

Fotoğraf http://tamutimes.tamu.edu internet sitesinden alınmıştır.

Bu yazımda Dünyayı hızlandıracak veya yavaşlatacak olaylardan bir demet yaptım.

Güneş tutulması sırasında suların kabarması en fazladır. Kabarma sürtünmeyi arttırdığı için Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönüşü yavaşlar. Böylece her yüzyılda günler 0,001 saniye kadar uzar.(100.000 yılda 1 saniye) Düz mantık yürütürsek Dünya’nın 24x60x60x100.000=8.640.000.000 yıl sonra durması lazım. Ancak bir yandan da depremler Dünya’nın dönüşünü hızlandırmaktadır. Çünkü depremlerle beraber gezegenimizin kütlesi merkeze yaklaştığı için sürtünme azalır ve dönüş hızlanır. Örneğin Sumatra depremi Dünya’nın dönüşünü hızlandırarak, günlerin 3 milisaniye kısalmasına ve Kuzey Kutbu’nun birkaç santimetre yer değiştirmesine neden olmuştur.

Kaynak: Bilim Teknik Dergisi Sayı:450, Phaidon Bilim ve Teknoloji Ansiklopedisi

Sumatra Depremi:   26/12/2004
9.1 şiddetindeki deprem 1900’den beri görülen dünyanın üçüncü büyük depreminde 227.898 kişi öldü veya kayboldu.

Soruya Başka Bir Cevap: 

Dünyanın kütlesi figür ekseni denilen hayali bir çizgide dengede duruyor Ama dünya kendi ekseni etrafında dönmeye devam ediyor. Bu iki eksen arasındaki fark nedeniyle bir titreme yalpalama hareketi oluşmakta. 2011’de yaşanan deprem nedeniyle Japonya yakınlarındaki okyanus yatakları dikey olarak 16 metre yatay olarak 50 metre hareket etti. Okyanus yataklarının değişimi dünyanın figür ekseninde 17 santimetrelik bir değişim oluşturdu. Nasa’nın açıklamasına göre artık her gün 1,8 mikrosaniye daha kısa ama bizim bu farkı algılamamız mümkün değil. Sonuçta kütle değişimleri dünyanın dönme hızını etkiliyor günün uzunluğunda miisaniyeler kadar varyasyonlara neden oluyor.

Kaynak: Popular Science 2013