Nihayet!

screenshot_1Uzun süreden beri öğrencilerim özellikle geometri sorularını internet sitem üzerinden sormakta güçlük çekiyordu. Fotoğrafı çekilen soruların İletişim sayfası üzerinden gönderilmesi ve gönderilen soruların ve cevapların sayfada görünmesi için çok adımlı işlemler yapmam gerektiriyordu. İki yıldan beri forum sitelerinde yaptığım araştırmalarda bir çözüme ulaşamamıştım. Bir ara forum sitesi kurup öğrencilerimle bu site üzerinden iletişim kurmayı denemeyi düşünürken tesadüfen Comment İmages adlı wordpress eklentisi ile tanıştım. Eklentiyi kurduğumda sorunumun çözüldüğünü görmek beni mutlu etti. Artık öğrencilerim Soru-Sor sayfası (http://www.karadenizli.biz/yaren/soru-sor/) üzerinden cep telefonu ile çektikleri soru fotoğraflarını sayfaya rahatça gönderebilecekler. Ayrıca sorular benim tarafımdan ya da başka bir öğrenci tarafından cevaplandığında eş zamanlı olarak mail adreslerine sorularının cevaplandığına dair bir mesaj ve sorunun çözümünü görebilecekleri bir bağlantı gönderilecek.

Hatıra Paralar

Tarihte kurulan 16 büyük Türk Devleti hakkında lisede öğrendiğim bilgilerimi canlı tutmak için sipariş verdiğim, tarihte kurulan 16 büyük Türk Devleti ve Orhun Anıtları için Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’nün bastırdığı hatıra paraların resimlerini paylaşıyorum. Her bir devlete ait paraların üzerinde devletin bayrağı ile kuruluş ve yıkılış tarihi yer almakta.

orhun1 orhun2
orhun3
orhun4
 buyukhun  batihun
 avrupahun  akhun
 avar  gokturk
 hazar  uygur
 karahanlilar  gazneliler
buyukselcuklu harzemsahlar
 altinordu  buyuktimur
 babur  osmanli
Not: Ünlü Türkolog Hüseyin Nihal ATSIZ  büyük Türk devletlerinin sayısının 16 olduğu düşüncesine karşı çıkar. Kesin bir sayı söylemek için elde daha çok veri olması gerektiğini söyler. Ayrıca  l6 bayrağı da  yakıştırma olarak niteler. Gerekçe olarak da eski Türkler`de bayrak yerine, tuğ kullanılmasıdır. Bayrak, tuğun gelişmesiyle daha sonraki yüzyıllarda doğmuştur. Özellikle Hun bayrağını eleştirmekte. Hun bayrağında bulunan ejder’in Çinlilerin sembolü olduğunu, Türkler’de ise kurt, doğan ve koyunun kullanıldığını söyler.

En Sıradışı Vakalar

esdv1Bu yaz okuma fırsatı bulduğum “Bir Psikiyatristin Gizli Defteri” daha önce okumadığım türden bir kitaptı. Bu yazımda kitapta geçen ve ilgimi çeken bölümler hakkında kısaca bilgi vereceğim. Kitapta 15 farklı sıra dışı vaka anlatılmakta. Bu vakaları okuduktan sonra bolca şükrettiğimi de söylemeliyim.

İlgimi Çeken Vakalar; Okumaya devam et

Üç Ayaklı Mı, Dört Ayaklı Mı?

tabure3 tabure4Yüksek bir yere ulaşıp bir şeyler yapmanız lazım. Mesela ampul veya duy takmak. Bu iş için ortamda ayak açıklıkları ve boyu aynı  2 tabure var. Birisi 3 ayaklı, diğeri ise 4 ayaklı. Dengeyi daha iyi sağlamak açısından hangi tabureye çıkarsınız diye bir soru sorulduğunda çoğu kişi 4 ayaklı tabureyi tercih eder. Oysa 3 ayaklı tabure denge konusunda daha kararlıdır. Bu durumun matematiksel izahı Okumaya devam et

Ramanujan Ve 1729’un Hikayesi

ramanujanYıllar önce Bilim Teknik dergisinde okuduğum bu hikayeyle tekrar karşılaşınca sizlerle de paylaşmak istedim. 1729’un hikayesine başlamadan önce hikayenin kahramanı hakkında biraz bilgi edinelim.

Srinivasa Aiyangar Ramanujan Güney Hindistan’da, kast sisteminde en yüksek tabaka olan Brahman bir ailede doğar. Ailesinin maddi durumu pek iyi değildir. Vefatından çok daha sonra hakkında bir kitap yazan abisi çok zor ve gururlu bir çocuk olduğunu söylüyor. Matematiğe olan ilgisi çok küçük yaşından göstermiş kendini. Çok çabuk hesap yapabilen, okula başladığı ilk yıllarda ödüller kazanan bir çocukmuş.

Matematiğe olan ilgisi, ve sadece matematiğe ve matematikle ilgili olan derslere merakı üniversiteye girmesine engel.

Evden kaçmayı denemiş, üniversite değiştirmiş, diğer derslerden yine kaldığı için burs hakkını kaybetmiş. Sonunda içine kapanık olarak tabir edilebilecek birisi olmuş. İki yıl hiç dışarı çıkmadan eve kapatmış kendini. Bu zaman zarfında bir şekilde eline geçmiş olan ne herhangi bir açıklama, ne bir ispat bulunduran bir formül kitapçığını okumuş durmuş.

20 yaşına geldiğinde annesi onu evlendirmeye karar vermiş. Artık evli bir adam olduğunda evine ekmek getirmek için iş aramak zorunda kalmış. Pek dikkat, özen gerektirmeyen bir işe girmiş, boş vakitlerinde formüller yazıp çizmeye devam etmiş.

Bunları ilk kez 21 yaşında İngiltere’ye zamanın ünlü matematikçilerine göndermiş. Birkaç cevapsız mektuptan sonra Godfrey Hardy’den cevap gelmiş. Hardy ve Littlewood ile birlikte Ramanujan’in gönderdiği bazı formüllerin ispatlandığını, ama diğerlerinin ispatlanamayacak kadar zor olduklarını farketmiş ve kendisini İngiltere’ye davet etmiş.

İlk başlarda yine dinsel sebeplerden ötürü ailesinin karsı çıkmasına rağmen (Brahmanların su üstünden geçme yasağı, yurtdışında uygulayamayacağı ritüel yemek talimatı vs.) onları ikna etmesini başarır ve 1913 yılında İngiltere’ye gider.

Hardy’nin yardımlarıyla Trinity College’de eğitimini en iyi şekilde tamamlar, birçok formül altına imzasını atar. Ramanujan bulduğu formüllere gece rüyasında kanlı harflerle duvara yazılı şekilde gördüğünü söyler, Hardy’ye bu formüllere ispatlamak ya da ispatlamaya çalışmak kalır.

Genç yaşında yakalandığı verem hastalığı sebebiyle 18 ayını bir sanatoryumda geçirmek zorunda kalır. Çıktıktan sonra kendini hem hastalığından ötürü, hem yalnızlıktan, memleket hasretinden, hem alışamadığı hava koşullarından, yemeklerden ötürü olsa gerek kendini o kadar kötü hisseder ki bir Londra’da metronun önüne atlayarak intihara teşebbüs eder, kurtarılır.

Tekrar hastaneye kaldırılır. Burada efsanevi 1729 hikâyesi yaşanır. Bu numara Hardy’nin kendisini ziyarete gelirken bindiği taksinin numarasıdır ve Ramanujan taksinin numarasına bakıp, ‘çok ilginç’ demiş. Büyük matematikçi Hardy, Ramanujan’ın neden söz ettiğini anlamamış ve ne demek diye çıkışmış. Aklını rakamlardan başka şeylerle meşgul etmeyen Ramanujan, Okumaya devam et

Tek Satılan Ayakkabı

tekayakkabiAyakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini öntarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle. Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti.Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:
– Küçük!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.
Çocuk, ona dönerek:
– Gerçekten çok güzeller! diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.
– Bence önemli değil!. diye, atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da vicdanı.
Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü: Okumaya devam et

Matematikle İlgili Animasyonlar

Bu sayfada sizlere zaman zaman araştırma yaparken başta Wikipedi olmak üzere internet sitelerinde rastladığım ve matematikle ilgili olan konuların açıklandığı animasyonları ve açıklayıcı bilgileri paylaşacağım.

Asal Sayı : Yalnızca 1’e ve kendine bölünen sayılara asal sayı denir. Başka bir ifade ile asal sayılar, sadece iki pozitif tamsayı böleni olan doğal sayılardır. 1’in 1 tane çarpanı olduğu için asal sayı olarak kabul edilmez. (1’i asal sayı kabul eden matematikçiler de vardır.) Asal sayılar daha çok kriptografide kullanılır.

Kriptografi, gizlilik, kimlik denetimi, bütünlük gibi bilgi güvenliği kavramlarını sağlamak için çalışan matematiksel yöntemler bütünüdür. Bu yöntemler, bir bilginin iletimi esnasında karşılaşılabilecek aktif ya da pasif ataklardan bilgiyi dolayısıyla bilgi ile beraber bilginin göndericisi ve alıcısını da koruma amacı güderler.

Bir başka deyişle kriptografi, okunabilir durumdaki bir bilginin istenmeyen taraflarca okunamayacak bir hale dönüştürülmesinde kullanılan tekniklerin tümü olarak da gösterilir

Aralarındaki fark iki olan asal sayılara İkiz Asallar denir.
Örnek: (3, 5)  (5, 7)  (11, 13)  (17, 19)  (29, 31)  (41, 43)  (59, 61)   (71, 73)  (101, 103)

Eratosten Kalburu : Matematikte, Eratosthenes kalburu (Eratosten kalburu) belirli bir tamsayıya kadar yer alan asal sayıların bulunması için kullanılan bir yöntemdir.

Gri renkli olarak kalan sayılar 100’e kadar olan Asal sayılardır.

Animation_Sieve_of_Eratosth

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Pİ SAYISI

Pi sayısı (π), bir dairenin çevresinin çapına bölümü ile elde edilen matematik sabiti. İsmini, Yunancada çevre sözcüğünün ilk harfi olan π den alır. Pi sayısı, Arşimet sabiti ve Ludolph sayısı olarak da bilinir.

Fabrice Bellard, 2010 yılında Chudnovsky algoritması kullanarak sayının ilk 2.699.999.990.000 basamağını bulmuştur. Arşimet, 3 tam 1/7 ile 3 tam 10/71 arasında bir sayı olarak hesapladı. Mısırlılar 3,1605, Babilliler 3.1/8, Batlamyus 3,14166 olarak kullandı. İtalyan Lazzarini 3,1415926, Fibonacci ise 3.141818 ile işlem yapıyordu.

İlk yüz basamak; 3,14159 26535 89793 23846 26433 83279 50288 41971 69399 37510 58209 74944 59230 78164 06286 20899 86280 34825 34211 70679 ….

310px-Pi-unrolled-720

Person of Interest adlı  Dizide Pi Sayısını anlatan yaklaşık 2 dakikalık mükemmel sahneyi izlemenizi öneririm.

Pi sayısındaki rakamlarla notalar eşleştirilince ortaya çıkan müziği piyano eşliğinde aşağıdaki videodan dinleyebilirsiniz.

 

Radyan

Bir radyan, bir dairenin yarıçapına eşit uzunlukta olan bir yayın bu dairenin merkezinde oluşturduğu açıdır. Yaklaşık 57 derecedir.(57,2958) 

Örneğin, yarıçap değeri 1 m, olan bir çemberde 1 m uzunlukta yayı gören merkez açı 1 radyan’dır. 

300px-Circle_radians

 

 

 

 

 

 

 

 

Üçgenden Kare ve Düzgün Altıgen Elde Etme

ucgen-

İnsanlar Uzayda Özel Kıyafetler Giymediğinde Gerçekten Patlar Mı ?

uzaydaBazı filmlerin bizleri inandırdığının aksine, uzayda özel kıyafetler olmadan vakum etkisine maruz kalmak patlamaya sebep olmaz. Hatta bu konuda yapılan deneyler, insanların korunmasız bir şekilde uzayda kalması durumunda bile yaklaşık 1 dakika boyunca zarar görmeden hayatta kalabildiklerini gösterdi. Ancak bu ilk dakika içinde hiçbir şekilde nefesinizi tutmamalısınız. Aksi taktirde ciğerlerde oluşan basınç nedeniyle iç kanama olma ihtimali doğuyor. Bir de ilk 10 saniyeden sonra vurgun vermeye başlamak da olası sonuçlarda biri. Yine de bu halde bile gerçekten 1 dakika dayanmak mümkün. Daha sonrasında ise oksijen eksikliği nedeniyle bilinç kaybı yaşanmaya başlıyor. Tabi aynı zamanda şunu da unutmamak gerek; uzay çok soğuk. Dolayısıyla uzun süre uzayda kalmak bedenin tamamen donmasına neden oluyor. Ama bu da filmlerde gördüğümüz gibi saniyeler içinde oluşan bir durum değil. Üstelik bundan daha çabuk oluşan bir şey daha var. Uzay giysisi gibi bir koruyucu olmadığı zaman atmosferin olmadığı bir ortamda güneş ışınlarına maruz kalınıyor. Yani soğuktan donmadan önce cilt yanığı nedeniyle yaşam kaybına uğraması daha olası bir durum. Özetle uzayda patlamak mümkün değil.

Kaynak : Popular Science Dergisi Temmuz 2013 Sayısı, Sayfa:94

Umbragram Oyunu İle Eğlenceli Matematik

Bir bilgisayar dergisinde rastladığım Umbragram adlı eğitim içerikli oyunu  inceledim. Oyunun özellikle 7. sınıf matematik dersinde, eş küplerden oluşan ve farklı yönlerden görünümleri verilen yapıları inşaa etme konusunu anlatırken oldukça işime yarayacağını, zamandan tasarruf edeceğimi, öğrencilerin daha kolay öğreneceğini düşündüm ve  bir eğitim videosu hazırladım. Bu video sayesinde öğrencilerin, farklı yönlerden görünümleri verilen yapıları zevk alarak ve kolay bir şekilde inşaa edebileceklerini umuyorum. Ayrıca hazırladığım video Dünyanın en büyük eğitim portalı olan Milli Eğitim Bakanlığının Eğitim Bilişim Ağı  EBA’da da yayınlandı. Her ne kadar bu videom EBA’da ana sayfada yer almasa da Flash ve Action Script 3.0 kullanarak hazırlayacağım bir sonraki uygulamamın ana sayfada yer alacağını umuyorum.

Eba bağlantısı: www.eba.gov.tr/video/izle/9680211a52f80a7cc4c99a5bed629db0364323c118001

Programı indirmek için tıklayınız.

Videoyu daha kaliteli izlemek için video penceresinin sağ tarafındaki dişli simgesine tıklayarak Kalite menüsünden  varsa 1080p HD seçeneğini seçiniz.

Screenshot_1

Sıra Başı Kim?

Beş arkadaş gittikleri müzede bilet sırasına girmişlerdir.

Burçin, Ali ile Can’ın arasındadır.
Deniz sıranın en sonundadır.
Ali ile Elif arka arkaya değillerdir.

Sırada bu beş kişiden başka kimse olmadığına göre, sıranın en başında kim olabilir?

Şıklar: Elif, Can, Burçin, Deniz

Cevap : Okumaya devam et

Siteme Ulaşımın Kesilmesi

Değerli Ziyaretçilerim;

Son iki aydan beri, ayın son 3 günü siteme ulaşım mümkün olmadı. Bunun nedeni web barındırma hizmetimin10 GB olan aylık trafiğinin erken dolmasıydı. Her ne kadar biraz daha fazla ücret ödeyip yeni bir web barındırma hizmeti alsam da sitemin ziyaretçi sayısının artması beni sevindirdi. Bundan sonra sitem limitsiz trafiğe sahip Almanya’daki bir sunucuda veya olası bir terslikte 50 GB trafiğe sahip Fransa’daki başka bir sunucuda barınacak. Umarım bundan sonra siteme ulaşımda sıkıntı yaşanmaz.

Sitemi ziyaret eden tüm kullanıcılara teşekkür eder, sitemde hoş vakit geçirmelerini temenni ederim.

trafik

Ah Şu Soru İşaretleri

Bilim Teknik Dergisinin 2015 Haziran sayısında Zeka Oyunları köşesindeki bu soru dikkatimi çekti. Soruyu benim için ilginç kılan cevabı bulmak için geliştirdiğiniz mantığın doğru olmasına rağmen yetersiz olması ve sizi 2. bir mantık kurmaya zorlamasıydı.

Soru işaretlerinin yerine hangi rakamlar gelecek?

soru-isareti

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cevap :  Okumaya devam et

Bir Zamanlar

Bu yaz, bilgisayarıma gelişi güzel yedeklediğim dosyaları düzenlerken eski dosya ve resimleri inceleyerek biraz geçmişe yolculuk yapayım dedim. 2004 ve 2005 yıllarında okuduğum kitap ve dergileri yazdığım(sonradan vazgeçtiğim) Excel dosyasını görünce eskiye göre okuma performansımın düştüğünü fark ettim. Hazır dosyayı bulmuşken sizlerle de paylaşayım dedim.
Türk Atasözlerinden Seçmeler
Kavgam
Pc Net Dergisi Ağustos Sayısı
Bilim Teknik Dergisi Ağustos Sayısı
Monte Cassino Cehennemi
Pc Net Dergisi Ağustos Sayısı
Bilim Teknik Dergisi Ağustos Sayısı
Chip Dergisi Ağustos Sayısı
Hile Yolu
Chip Dergisi Temmuz Sayısı
Pc Net Dergisi Temmuz Sayısı
Bilim Teknik Dergisi Temmuz Sayısı
Lanetliler Taburu
Cephe Arkadaşları
Onlar Ölürken
Bilim Teknik Dergisi Haziran Sayısı
PCnet Haziran Sayısı
Pcworld Haziran Sayısı
Hitler’in Generalleri Konuşuyor
SS Generali
Gestapo
Gizli Örgüt
Kızıl Orkestra
Bilim Teknik Dergisi Mayıs Sayısı
CHİP Dergisi Mayıs Sayısı
Mit’in Gizli Tarihi
PcWorld Dergisi Nisan Sayısı
Bilim Teknik dergisi Nisan Sayısı
Zeka Oyunları
PCNet Mart Sayısı
Söylev
Bilim Teknik Dergisi Mart Sayısı
Chip Dergisi Şubat Sayısı
Güneydoğudan Öyküler
PC Net Dergisi Şubat Sayısı
Bilim Teknik Dergisi Şubat Sayısı
Atatürk İlkeleri Ve İnkilap Tarihi 1
Gündelik Bilmeceler
PC Net Dergisi Ocak Sayısı
Chip Dergisi Ocak Sayısı
Bilim Teknik Dergisi Ocak Sayısı
İnka Güneşin Prensesi
Hitlerin Psikopatalojisi
Kentte Sıcak Gece
Uzay Denen O Yer
Beyin Kontrolü
Hafıza Nasıl Gelişir
İpler Kimin Elinde
Bir İngiliz Casusunun İtirafları
Alman Gizli Servisi
Teşkilatı Mahsusa ve Casusluk Örgütleri
Araba Sevdası
Echolen
Milli İsatihbarat Teşkilatı
İnfazcı
Katyanın Yazı
Hedef Ülke Afganistan
Cem Ersever Ve Jitem Gerçeği
Bilim Teknik Dergisi Aralık Sayısı
Linux Net Dergisi 2. Sayısı(Yıllık)
Chip Dergisi Aralık Sayısı
Pc World Dergisi Aralık Sayısı
PCWORLD Dergisi Kasım Sayısı
PC Net Dergisi Kasım Sayısı
Bilim Teknik Dergisi Kasım Sayısı
Şibumi
Gideonun Casusları
Bilim Teknik Dergisi Ekim Sayısı
Atatürk’ün Dış Türkler Politikası
Çakal
PCWORLD Dergisi Ekim Sayısı
Chip Dergisi Ekim Sayısı
Bilim Teknik Dergisi Eylül Sayısı
PCWORLD Dergisi Eylül Sayısı
PC NET Dergisi Eylül Sayısı
Chip Dergisi Eylül Sayısı
Binbaşı Erseverin İtirafları

 

Bulutların Üzerinde Gezinti

Screenshot_2015-08-16-13-38-42      

Kardeşimle birlikte Bektaş Yaylası’nda uçurduğumuz uçağın bulutların üzerinde kaydettiği müthiş görüntüler. İzlemenizi tavsiye ederim.

Uçağın özellikleri : Elektrik motoru ile çalışır. Pili uçağı 30 km uzağa götürüp getirecek kadar enerji sağlar. Kumanda uçak ile bağlantıyı kaybettiğinde otomatik pilot devreye girerek uçağı ilk konumuna getirir. Uçakta ön ve arkada olmak üzere iki adet full hd kamera ve bir adet Gps alıcısı ve anten mevcuttur. Uçaktaki kameraların görüntüsü eş zamanlı olarak yerdeki ekrandan izlenebilmekte. Hatta ekrana bağlı anten bir evin tavanında olmak şartıyla bir evin içerisinden uçak yönetilebilmekte. Ekranda yön, yükseklik, anlık hız, pil gücü, uçuş süresi, gidilen yol, koordinatlar  vb. bilgiler görülmektedir.

Elektrik motoru ile uçtuğu için motor benzinli motorlara göre daha sessiz ve arızalanma riski benzinli motora göre çok çok daha düşük. Motor bakımı diye bir sıkıntı yok. 30 km yarıçapta ki bir çembersel alanda kumanda edilebilir. Uçağın tekerleği yok,sağlam fiberglastan yapılma.Tekerleği olmadığı için diğer benzinli ve tekerlekli model uçaklar gibi iniş için geniş bir alana ihtiyaç duymuyor. 50 metrekarelik bir alan yeterli. Uçuş süresi şarj edilebilen dolu bir batarya ile en az 40 dakika. Kalkış uçağın el ile fırlatılması neticesinde gerçekleşiyor. Böylece kalkış için geniş bir piste gerek duyulmuyor. Uçağın içindeki elektronik aletlerin yalıtımı çok basit bir şekilde yapılabiliyor. Böylece uçak yağmurlu havalarda da kullanılabiliyor.

Uçağa zoom yapabilen mercek sistemi ve gece görüş kamerası da takılırsa uçağın küçük bir insansız hava aracından farkı kalmaz.

Şah Sultan

sah-sultanYaklaşık bir yıldan beri başucumda duran ve okumaya fırsat bulamadığım İskender PALA’nın “Şah Sultan” adlı kitabını nihayet okudum. Belki de kitabı daha önceden okuyan eşimin kitabı çok beğenmesiydi bana kitabı geç okutan. Bu yüzden kitabı okumayı geciktirip yıllandırdım biraz kafamda.

Birisi öz annesini öldürtmüş, diğeri babasını derdest edip kardeşlerini, yeğenlerini ve vezirlerini öldürtmüş iktidar hırsı ile yanıp tutuşan  iki hükümdar.

Sonradan Şah İsmail’in yeğeni olduğunu öğrenen küçük bir çocuk ile Hasan ve Hüseyin adlı ikiz kardeşlerin anlatımlarıyla hayat bulan hikaye insanı farklı dünyalara götürüyor. Küçük çocuk sevginin ne olduğunu keşfetmeye çalışıyor. Hikaye boyunca sevginin envayi çeşit tanımını yapıyor. İkiz kardeşlerden birisi kızılbaşların hükümdarı Şah İsmail’in diğeri ise Şah’ın can düşmanı Sultan Selim’in has adamı.

Bir sevenden sevgiliye verilen bir incinin önce Şah İsmail’e, ardından Çaldıran Savaşı’nda Şah İsmail’le dövüşen bir Osmanlı askerine, ondan Sultan Selim’e ve tekrar sevgilinin eline geçmesi ve en sonunda toprağa gömülmesi şeklinde son bulan yolculuğunun tarihle yoğrularak anlatıldığı güzel bir hikaye…

Kitabı okumadan önce alevilik inancı ile ilgili bazı kavramlar hakkında ön bilgiye sahip olmanız faydalı olacaktır. Yoksa benim gibi kitap okumayı bölüp zaman zaman google amcaya soru sormak zorunda kalacaksınız. Kitap okunduktan sonra sizi bazı konularda araştırma yapmaya teşvik edecektir. Kendi adıma konuşursam Sultan Selim’in küpe takıp takmadığı muamması bunlardan biri.

Daha önce İskender Pala’nın Lale Devrinde geçen bir hikayeyi Lale Devri ve Patrona Halil isyanını da harmanlayarak anlattığı “Katre-i Matem” adlı kitabını ve yine Yunus Emre’nin hayatını konu alan “OD” adlı kitabını okumuştum.(Katre-İ Matem matem damlası demektir. Aynı zamanda bir lale cinsinin adıdır.) Dili edebiyat ve tarihçi olmayanlara göre biraz ağır olsa da hoşuma gitmişti. Şah Sultan’ı daha da beğendim. Katre-i Matem’e göre anlatım daha sade ve oldukça sürükleyici. Özellikle insana kitabı okumayı bıraktıracak gibi görünen ilk 5-6 bölümün ardından kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.

“OD” ise insanı tasavvuf dünyasına götürerek günlük işlerden ve kaygılardan sizi alarak çok farklı diyarlara götürüyor.(ODUN:ateş veren şey, OD: ateş demek. Tasavvufta ise gönülleri tutuşturan alev demek). Kitaptan aklımda kalan en can alıcı bölüm ise Mevlana’nın Yunus Emre hakkında söyledikleriydi. “Sufilik yolunda hangi makama erişmişsem, şu Türkmen kocası Yunus’un ayak izini orada gördüm”

Şah Sultan’a dönecek olursak, müthiş bir araştırma ve emeğin harcandığı, kitabın kaynakça kısmının oldukça zengin olmasından belli.

Son Söz: Orhan PAMUK Nobel ödülü aldıysa İskender Pala’ya hangi ödül verilmeli bilemiyorum.

En Son Söz: Eşimin okuduğu ve tavsiye ettiği yine İskender Pala’nın, Barbaros Hayrettin Paşa’nın hayatını anlattığı Efsane adlı kitabıyla ilgili düşüncelerimi de Allah müsade eder de ömrümüz yeterse burada paylaşacağım.

Aşağıda, Şah Sultan’da  geçen bazı konularla ilgili Tarihçi Erhan AFYONCU’nun başlıklar halinde verdiği bilgiler mevcut;

Yavuz Sultan Selim’in küpe takıp takmadığı muamması;

yavuz-sultan-selim

Yavuz Sultan Selim denince aklımıza hep kulağı küpeli, palabıyıklı bir resim gelir. Daha sonraki dönemde yapılmış olan bu resim, tarih ders kitaplarında kullanıldığı için herkes Yavuz’u böyle tanır.

Hatta kulağındaki küpenin sebebi üzerine birçok hikâye uydurulur. En ilginç rivayetlerden biri Okumaya devam et

Vakfıkebir’in Havadan Görünümü

Kardeşimin yarı amatör yarı profesyonel insansız hava aracı ile çektiği Vakfıkebir’in havadan görüntüsü. Videoyu Full HD kalitesinde izlemek için sağ alt taraftaki dişli simgesine tıklayarak kalite seçeneğini 1080P  olarak seçiniz.

Saat Tamircisi

00-013277Saatlerle ilgili araştırma yaparken; yazar Hasan MAHİR’in kişisel sitesinde “Saat Tamircisi” adlı yazısına rastladım. Oldukça hoşuma giden bu yazıyı sağ olsun kendisi sayfamda yayınlamama izin verdi. Bu güzel yazıyı beğeneceğinizi umuyorum.

Saat Tamircisi

Sabah namazının hemen çıkışında dükkânının kapısını açtı Abbas Usta. Tik tak, tik tak,tik tak korosu karşıladı kendisini. Ustalarını görmenin mutluluğunu yaşıyordu sanki saatler. Tik tak sesi Abbas ustaya mutluluk veren dünyanın en güzel sesiydi.

Her sabah olduğu gibi dükkânın vitrinindeki altın kaplamalı köstekli saati çıkardı. Kurmak için zembereği çevirdi. Saat çalışmadı. Ne yelkovanda nede akrepte bir hayat belirtisi vardı. Okumaya devam et