Orijinal Olan Her Bilgi…

Bir Bilim Kurgu Öyküsü – Titan’a Yolculuk

Eski bir öğrencimin yazdığı  bilim kurgu öyküsü;

Titan’a Yolculuk

Bir gün “Gezegenler” adlı bir kitabı okuyordum. Kitapta Güneş Sistemi’ndeki gezegenler hakkında bilgiler vardı. Venüs’ün kendi çevresinde bütün gezegenlerin tersi yönde döndüğü, Neptün’ün kutuplarının Güneş’e dönük olduğu gibi bilgiler çok ilginçti. Etrafında halkaları olan Satürn’ün uydusu Titan da ilgimi çekmeye başlamıştı. Çünkü bu uydu Güneş Sistemi’ndeki atmosferi olan tek uyduymuş ve ayın iki katı büyüklüğündeymiş.Daha önceden öğretmenimin tatilde okumam için verdiği “Dünya Dışı Yaşam” adlı bir kitapçıkta bilim adamlarının, Titanda yaşam olabileceği ile ilgili görüşleri aklıma geldi.Bunlar oldukça heyecan verici bilgilerdi.

Kitapta okuduklarımın etkisi ile o gece uzayla ilgili bir rüya gördüm. Rüyamda astronot olmuştum. Titan’a gitmek üzere ATA2Z adlı uzay aracının içindeydim ve geri sayım başlamıştı. Etraftaki insanların elinde “Cumhuriyetin 100. Yılı Kutlu olsun”pankartları sallanıyordu.

Yakıtı bor madeni olan uzay aracı, kısa bir süre sonra  atmosferi terketmişti. Az değil 1275000000km yolum vardı. Batı tarafında Türkiye Cumhuriyeti Uzay İstasyonu’nu ve uzay yürüyüşü yapan astronotları görüyordum. Doğu tarafında ise ATATÜRK3A ve ATATÜRK3B uydularını görebiliyordum.

Dünya’dan epeyce uzaklaşmış, Mars’ı geçmiştim. Jüpiter bütün ihtişamıyla karşımda duruyordu. Jüpiter oldukça büyük bir gezegendi.  Yer çekimi fazla olduğu için uzay aracını Jüpiter’in uzağından geçirerek Titan’ın yörüngesine yerleştirdim.Uzay aracından MEVLANA adlı modül ile Titan’a inmeye başladım. Atmosfere yaklaştığımda modülün yüzeye iniş şiddetini azaltmak için hava yastıklarını açtım. Modül sanki bir zeplini andırıyordu. Uydunun atmosferi Dünya’nın atmosferinden inceydi ve yer çekimi de azdı. Yüzeye indikten sonra yürüyüş  yapmak için özel elbiselerimi giydim ve modülden dışarı çıktım. Oldukça soğuk bir gezegen olduğunu biliyordum. Biraz ilerideki buz tepeciğini aştım ve küçük bir deniz gördüm. Bu şaşılacak bir durumdu. Çünkü bu uydunun daha önce çekilen fotoğraflarında her tarafının buzlarla kaplı olduğu görülüyordu. Büyük bir ihtimalle buraya bir göktaşı çarpmış, ısının etkisiyle burada küçük bir deniz oluşmuş olabilirdi. Biraz daha ilerde bir uzay aracı parçalara ayrılmış, duruyordu. Yanına gittiğimde bunun ABD’nin 1997 yılında Satürn’e gönderdiği Cassini uzay aracı olduğunu anladım. Yıllar önce araç arızalanıp kaybolmuştu. Dünya’da araştırılmak üzere denizden sıvı örneği ve  buz parçaları aldım. Etrafın fotoğrafını çektikten sonra geri dönüş için uzay aracına döndüm. Geri dönerken birden bir karadeliğe doğru sürüklenmeye başladım.Karadeliğin olay ufkuna girdikten sonra birden uyandım. Yaşadıklarımın rüya olmasına çok üzülmüştüm.

Kim bilir, ünlü bilim kurgu yazarı Jules Verne “Aya Yolculuk”adlı eserini yazdığında bunun imkansızlığına inanan insanoğlu, nasıl ki 104 yıl sonra  Ay’a yolculuğa tanık olduysa,  Türk astronotların  Titan uydusuna yolculuğuna da Cumhuriyetin 100. Yılında tanık olabilir.

Uğur ARSLAN
Karşıyaka İlköğretim Okulu
8-B Sınıfı 2005
Not: Bu öyküyü yazdığımda Cassini uzay aracı Titan’a varmamıştı.

Exit mobile version